Doğan Gökmen kimdir ?

Aylin

New member
Dünya Sağlık Örgütü de toplumsal cinsiyetin insanların yaşam koşullarını, kaynaklara erişimini ve kurumlarla ilişkilerini etkileyebildiğini vurguluyor. Örgüte göre toplumsal cinsiyet; kültür, eğitim, medya, kurumlar ve sosyal normlarla şekilleniyor.

Bu açıdan bakıldığında yayıncılık yalnızca “ürün üretme” faaliyeti değildir. Yayıncılar aynı zamanda fikirlerin dolaşımını sağlayan kültürel aktörlerdir.

Kadınların bakış açısını yalnızca “duygusal” olarak tanımlamak neden yetersiz?

Bence tartışmanın en önemli noktalarından biri burası.

Bir kadın okuyucunun bir yayıncılık yöneticisini değerlendirirken kadınların toplumdaki konumuna, çocukların yetiştirilmesine veya kültürel temsil meselesine dikkat etmesi, onun “duygusal” davrandığı anlamına gelmez. Tam tersine, toplumsal etkileri hesaba katmak oldukça rasyonel bir analiz yöntemi olabilir.

Örneğin bir yayınevinin ekonomik performansı yüksek olsa bile yayınlarının belirli bir toplumsal grubu dışladığı ortaya çıkarsa, sadece ekonomik göstergelerle “başarılı” sonucuna ulaşmak eksik olur.

WHO'nun Türkiye'ye ilişkin toplumsal cinsiyet analizinde de kadın ve erkeklerin homojen gruplar olmadığı, cinsiyete göre ayrıştırılmış verilerin bile sosyoekonomik özelliklerle birlikte incelenmesi gerektiği özellikle vurgulanıyor.

Yani “kadınların bakışı” da kendi içinde tek bir bakış değildir.

Örneğin İstanbul'da yaşayan, üniversite mezunu, yayıncılık sektöründe çalışan bir kadın ile küçük bir şehirde yaşayan, çocuk sahibi, dini yayınları düzenli takip eden başka bir kadının Doğan Gökmen'in yöneticiliğine ilişkin öncelikleri tamamen farklı olabilir.

Aynı durum erkekler için de geçerli.

Bir erkek yayıncı sektörel verilerle ilgilenirken başka bir erkek okuyucu yayınevlerinin toplumdaki değer aktarımını önemseyebilir. Bir baba çocuk kitaplarının içeriğine özellikle dikkat edebilir. Bir genç erkek ise dijital erişilebilirliği en önemli kriter olarak görebilir.

Bu yüzden cinsiyetten çok yaşam deneyiminin belirleyici olduğu durumlar sanıldığından çok daha fazla olabilir.

Empati konusunda bilim ne söylüyor?

“Kadınlar daha empatiktir, erkekler daha analitiktir” şeklindeki klasik yaklaşım da aynı nedenle dikkatli ele alınmalı.

Bazı araştırmalar kadınların öz-bildirim ölçeklerinde daha yüksek empati puanları verdiğini gösteriyor. Ancak deneysel ölçümlerde sonuçlar her zaman aynı ölçüde belirgin değil. 2023 yılında yayımlanan geniş örneklemli bir çalışmada, kadınların öz-bildirim anketlerinde daha yüksek empati puanları aldığı; buna karşılık EEG ölçümlerinin kadın ve erkekler arasında aynı düzeyde belirgin bir fark göstermediği bildirildi. Araştırmacılar sosyal beklentilerin de anket sonuçlarını etkileyebildiğini belirtti.

Bu bulgu forum tartışması açısından bence çok değerli. Çünkü bir kişinin kendisini “duygusal” veya “objektif” olarak ifade etmesi ile gerçekten nasıl karar verdiği aynı şey olmayabilir.

Bir erkek Doğan Gökmen'in kariyerini rakamlarla değerlendirebilir fakat kararlarının arkasında güçlü kişisel ve kültürel değerler olabilir. Bir kadın sosyal etkileri tartışabilir fakat bunu son derece analitik bir biçimde yapabilir.

Dolayısıyla mesele “erkek mantığı mı kadın duygusu mu?” değil; hangi soruyu sorduğumuz ve hangi kanıtı kullandığımızdır.

Doğan Gökmen'i değerlendirirken hangi kriterler kullanılmalı?

Ben olsam dört ayrı başlık açardım.

İlk olarak mesleki performans: Erkam Yayınları'nın büyümesi, dijital dönüşümü, uluslararası erişimi ve yayıncılık sektöründeki konumu.

İkinci olarak içerik yaklaşımı: Yayınlanan eserlerin niteliği, çeşitliliği, editoryal standartları ve hedef kitleleri.

Üçüncü olarak toplumsal etki: Çocuklar, gençler, kadınlar, aileler ve farklı düşünsel çevreler açısından yayınların nasıl bir etki oluşturduğu.

Dördüncü olarak şeffaflık: Kurumların ve yöneticilerin karar süreçleri, kamuya açık verileri ve eleştirilere yaklaşımı.

Bu dört alan birlikte değerlendirildiğinde çok daha dengeli bir portre ortaya çıkabilir.

Örneğin sadece “Erkam Yayınları 45 yıldır faaliyet gösteriyor” demek kurumsal süreklilik hakkında fikir verir ama editoryal başarıyı tek başına kanıtlamaz. Aynı şekilde yalnızca bir okuyucunun “bu kitap beni çok etkiledi” demesi de kurumsal başarının ölçüsü değildir.

İyi analiz, bu iki uç arasında kurulmalıdır.

Sonuç: Doğan Gökmen hakkında bildiğimiz ve bilmediğimiz şeyler

Açık kaynaklara göre burada sözünü ettiğimiz Doğan Gökmen, uzun yıllardır Erkam Yayınları ile bağlantılı olan, yayıncılık sektöründe yöneticilik yapmış ve 2026 itibarıyla Erkam Yayınları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak tanıtılan bir isimdir. Geçmiş kaynaklarda Genel Koordinatör ve yönetici sıfatlarıyla da yer almaktadır. Yayıncılığın dijitalleşmesi, dini yayıncılıkta içerik meseleleri ve sektörün teknolojik dönüşümü üzerine açıklamalarda bulunmuştur.

Bununla birlikte kamuya açık kaynakların sınırlarını da kabul etmek gerekiyor. Doğan Gökmen'in özel hayatı, kişisel görüşlerinin tamamı, ayrıntılı finansal performans göstergeleri veya yöneticilik kararlarının tüm sonuçları hakkında doğrulanabilir ve kapsamlı veriler bulunmuyor. Bu nedenle bilinmeyen noktaları varsayımlarla doldurmak E-E-A-T açısından doğru olmaz.

Bence Doğan Gökmen tartışmasını ilginç kılan da tam olarak bu. Bir kişiyi yalnızca unvanıyla değerlendirmek kolay; fakat kişinin temsil ettiği sektörün ekonomik, teknolojik, kültürel ve toplumsal boyutlarını aynı anda değerlendirmek çok daha zor.

Ve belki forumda asıl konuşmamız gereken soru şu:

Bir yayıncılık yöneticisinin başarısını ne belirlemeli: yayınevinin ulaştığı insan sayısı mı, ürettiği ekonomik değer mi, yayınların kültürel etkisi mi, yoksa bütün bunların dengeli biçimde birlikte değerlendirilmesi mi?

Siz Doğan Gökmen'i değerlendirirken hangi kriteri öne çıkarırsınız?

Bir yöneticinin başarısını rakamlarla ölçmek yeterli midir?

Yayıncılığın toplumsal etkisi, tiraj ve satış rakamları kadar önemli midir?

Ve sizce kadınların ve erkeklerin bu tür bir değerlendirmeye gerçekten farklı yaklaşması cinsiyetle mi ilgilidir, yoksa eğitim, yaş, meslek, aile deneyimi ve kişisel değerlerle mi?

Bence tartışmayı “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” noktasından çıkartıp bu sorular üzerinden yürütmek çok daha verimli olur. Çünkü araştırmaların gösterdiği gibi kadınlarla erkekler arasında bazı ortalama farklılıklar bulunabilse de, bireyler arasındaki çeşitlilik çoğu zaman bu basit kategorilerin sınırlarını aşmaktadır.

Kaynaklar

- Altınoluk Dergisi, “Erkam Kütüphanesi Artık Cebinizde”, Doğan Gökmen ile 2026 tarihli röportaj.

- İslam ve İhsan, “Erkam Yayınları'nın 45 Yıllık Yayıncılık Yolculuğu”, 2026.

- Türkiye Yayıncılar Birliği, Turkish Publishers kataloğu.

- Basın Yayın Birliği, geçmiş dönem yönetim ve istişare kurulları.

- Habertürk, “Dini Yayımlar Çalıştayı yapıldı”, 2020.

- World Health Organization, “Gender and health”.

- World Health Organization, “Social determinants of health”.

- Hyde, J. S., “Gender Similarities and Differences”, Annual Review of Psychology.

- Zell, E., Krizan, Z. & Teeter, S. R., “Evaluating gender similarities and differences using metasynthesis”, American Psychologist.

- Hyde, J. S., “The Gender Similarities Hypothesis”, American Psychologist.

- “Are women more empathetic than men? Questionnaire and EEG estimations of sex/gender differences in empathic ability”, 2023.

Cinsiyet genellemesini daha tarafsız kurKaynakları metin içinde görünür kıl

Cinsiyet genellemesini daha tarafsız kur

Kaynakları metin içinde görünür kıl

Tekrarlanan bölümleri sıkılaştır
 
Üst